Ana Sayfa Deneyim Paylaşımlarımız-Butik Söyleşilerimiz-Özgün Çalışmalarımız 14 Mayıs 2022 43 Görüntüleme

OLGULARLA ALGILAR // DÜŞÜNDÜĞÜN GİBİ SANMAK


NEDEN ”BUTİK SÖYLEŞİ” DİYORUZ..?
Aslında ‘’Neden Deneyim Paylaşımı diyoruz..?’’ sorusuna verdiğimiz yanıt bu etkinlik grubumuz içinde geçerli.
Ama aralarında fark ta yok değil tabi;
Bu söyleşi grubumuzun süreleri-katılımcı norm sayıları ve içerikleri diğer grubumuzdakinden daha sınırlı.
Malum; başka anlamları olsa da Butik sözcüğü genellikle  küçük anlamında kullanılıyor.
Biz de,nitelik ve nicelikleri açısından bu gruba aldığımız  söyleşilerimizde mesleki bilgilere ve konulara girmediğimiz, katılımcılarımızla  ağırlıklı olarak hayata dair konuları ve bu konulardan yıllar içerisinde elde ettiğimiz çıkarımları paylaştığımız grubumuzun adına  Butik Söyleşilerimiz dedik.
Butik Söyleşilerimiz biraz farklı olsalar da tanıtım paragrafımızın son cümlesi yine aynı.
Kısacası her bir Butik Söyleşimiz ”DAMDAN DÜŞEN ADAMIN” yolda tanıklık ettiklerine denk geliyor.
Ve yürekten inanıyoruz ki; ”HER DEĞER BİN EMEK”

***

DÜŞÜNDÜĞÜN GİBİ SANMANIN DAYANILMAZ SANCISI

İnsanın  dengesini bozan,kendiyle çelişmesine neden olan,huzurunu kaçıran,strese sokup ruhi dengesinin  altını üstüne getiren ve çokça da ele güne rezil eden en önemli eksikliği nedir diye sorsalar yanıtım derhal yazının başlığı olur.

Derim ki düşündüğü gibi sanması…

Bunu hepimiz yapıyoruz aslında.Kimimiz dozunda kalıyor kimimiz hadisenin Nirvanasına tırmanıyoruz.

Karşılaştığımız her ne ise önce kendimizce bir senaryo yazıp sonrada prömiyeri için tek kişilik sahnemizde rol alıyoruz.

Eskiler sazan gibi atlar derler ya; aynen öyle konu doğru mudur,yanlış mıdır,spekülasyon mudur,tuzak mıdır yoksa birileri bizi makaraya mı alıyor araştırmadan,bilmeden derhal yorum yaparak suçlu ararız.

Ne eğitim düzeyimiz engelleyebilir bu hezeyanımızı ne de sosyal statümüz.

Algımızın sonuna kadar açık olduğunu sandığımız içinde özgüvenimiz tavan yapar.

Derhal tanıyı koyarız.

Şudur.

Şu değilse budur.

İkisi de değilse garanti o dur.

Bazen kendimi bu durumda yakalarım.Düşündüğüm gibi sanarken yani.

Sonra da bu berbat sanrının içerisinden çıkmak için artık her neyi sanıyorsam onun gerçekliğini araştırmaya başlarım.

Düşünüldüğü gibi  sanmak berbat bir girdaptır. İnsanı içine çekerken muhakeme yeteneğini de sömürür.Olanı olmadığı gibi algılamasına ve nihayetinde de telafisi  mümkün olmayan sonuçlara ulaşmasına neden olur.

Ama düşünüldüğü gibi sanmanın bazen cingözlerin işlerine yaradığı da görülebilir.

Elbette bu unsuru faydalarından sayamam da,genelin sanrısından kendine menfaat çıkartıp  insanları fiştekleyenler de yok değildir hani.

Ancak bu konunun düşündüğünü sanmakla karıştırılmasını istemen. Çünkü o daha da tehlikeli bir eylemdir.Aslında düşünüldüğü sanmanın bir türevi de düşündüğünü sanmaktır da denilebilir.

Hiç şüphesiz ki düşündüğünü sanmakla gerçek anlamda düşünmek aynı şey değildir.

Gerçek anlamda düşünmek, gün içinde olup bitenler hakkında konuşmaktan öte bir şeydir. Varoluşsal bir süreçtir ve hayatımıza anlam ve değer katarak yön verir. Eğitim sisteminden beklenen de, çocuklarımıza bu varoluşsal sorgulama ve öğrenme becerilerini kazandırmaktır.

Gerçek düşünme veri ve bilgi odaklıdır. Hayatımızın her alanında sürekli yorumlar yapıp durmamızda o yüzdendir. Bir yerde yorum varsa, orada ego; ego varsa çatışma vardır.

Günlük hayatımızda herhangi bir hükmün, anlam ve değer ifade edebilmesi için dayanak noktasını ve kriterini açıklayabiliyor olması gerekir. Aksi halde, aklımıza gelen her şeyi söylemek, gerçek anlamda düşünmek değildir.

Düşünüldüğü gibi sanmanın empati yoksunluğu ile de bir akrabalığı  olduğunu düşünüyorum.

Hakikaten;

Ne zordur empati yapamamak.

İnsanı her dalda, her anda haklı kılar.

Öyle ki haklılığının tadını kaçırdığını fark etmesine bile izin vermez. Hezeyan girdaplarına sokup sokup çıkartır, kişi kendi kendini yer de bir türlü doymaz.

İnsan yenildiği nice kavgaların minicik bir haklılığının şemsiyesine sığınıp öcünü almaya çalışırken hoyrat, vahşi ve affetmez olup aslında kendi kendini döver de haberi olmaz. Kişi kendine sütten çıkma ak kaşık muamelesi yaptıkça kirlenirken, karşındakinin yaşadığı sıkıntıyı yok sayar.

Haklı ya, yaptığı haksızlıklara rağmen…

Aslında genelde nominaldir bir başkasına üstünlüğü. Zenginliğin insanın değildir,yoksulluk ise aksine onun…

Kendini anlatır, ben diye başlar ben diye bitiremeden. Gözleri ele verir günahlarını. Yemin etse ikna edemez.Her şeye fiyat biçer de,kendisi  kaç para eder bilemez.

Ah ne zordur empati yapamamak…

Hasta eder,heder eder.

Fani düşündüğü gibi sanırken

Bir bakar;

Düşürüp girdabına

Madara eder…

***

Konuya girişi biraz uzun tuttuğum için özür dilerim;ancak hadiseyi tam olarak anlatabilmek için bu yolu seçtim.

Düşündüğümüz gibi sanmanın boyunduruğunda yaşamanın ne denli talihsizlik olduğu konusunda fikirdaşız sanırım.

Bu Butik Söyleşi işte tam da bu konu üzerine;

Yani sanrı kapanına kapılmadan yaşayabilme üzerine.

”İyi de nasıl olacak o iş*” derseniz;

Lütfen aşağıda sunduğumuz ve Butik Çalışmamıza konu ettiğimiz başlıklara bir göz atınız….

OLGULARLA ALGILAR BUTİK SÖYLEŞİMİZDE İRDELEDİĞİMİZ KONU BAŞLIKLARINDAN BAZILARI :

-Tepki kontrolü

-Kendine analiz için süre tanıma

-‘Acaba’nın önemi

-‘Rağmen’in önemi

-Panik eşiği

-Araştırma ve kaynaklardan yararlanma

-Kişisel ilişkilerde mayın tarlasından sağlimen geçme

-Dikkati toplama

-Peşin hükümden kaçınma

-Empati yapabilmek

-Ani kara vermenin sakıncaları

-Beklentilerde boğulmak

-Her şeyi kontrol etmeye çalışmak

-Anlama yerine hissetmeyi seçmek

-Derin şüphe hali

Ve

Dahası…

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

KİMSİN SEN..?

KİMSİN SEN..?

Hazır Site by Uzman Tescil