Ana Sayfa Konuk Yazarlarımız 5 Temmuz 2021 505 Görüntüleme

Üstad Tekin GÜN//Bir Belgeselcinin Gözünden Türkiye’de ki Antik Kentler(1)

AGRİLİON ANTİK KENTİ/ BİLECİK

Agrilion ; Bilecik’in eski adı ve Bilecikte bulunan bir Antik Kenttir.Bu Tarihi kent hakkında ayrıntılı bilgi yoktur.İlk yerleşimin M.Ö. 3000 yılında olduğu sanılmaktadır.Kentin yeri Bilecik Merkez ilçesine bağlıdır.

Agrilion antik kenti akropol ve nekropollerden oluşmaktadır. Akropol genellikle bir tepe üzerinde bulunan çevresi surla çevrili, içerisinde saray, tapınak gibi yapılar bulunan mekana verilen isimlerdendir. Nekropol ise toplu mezar ve şapel lerin bulunduğu yerler denir. Örneğin; günümüzdeki mezarlıklar gibi. Agrilion kentinin tarihi çok eskilere dayandığını bölgede yaptığımız yüzey çalışmalarından anlamaktayız.Arkeolojik bulgular ve veriler günümüze kadar gelmekte olup Son olarak Prof .Dr. Semavi Eyice Hocamla yaptığımız yüzey çalışmalarında anlamaktayız.

ALACAHÖYÜK

Orta Anadolu’da MÖ yaklaşık 1750 yıllarına kadar süren Hatti Dönemi, Hititlerin Anadolu’ya gelip bir krallıkkurmalarıyla son bulmuştur.

Ancak, Hatti kültürünün izleri Hitit Uygarlığı içinde de devam etmiştir. Hitit İmparatorluk Çağında Alaca Höyük,mabet-sarayı, temiz ve atık su kanalları, biri kabartmalı anıtsal iki kapısı ve girişinde sfenksleri bulunan şehir suru ile önemli bir kült merkezidir. Alaca Höyük, Ankara’nın 210 kilometre kuzeydoğusunda, Çorum ilinin Alaca ilçesisınırları içindedir. Hititlerin başkenti Hattuşaş’ın da (Boğazköy) karayolu ile 38 kilometre kuzeyinde yer alır.

AlacaHöyük ana toprak üzerine kurulmuş dört kültür katının oluşturduğu 16 metre yüksekliğindeki bir höyüktür. Ovaseviyesinden yüksekliği 20 metredir. 1835 yılında W.C. Hamilton; Alaca Höyük’ü, “İmat Höyüğü” adıyla bilim âlemine tanıtmıştır. Höyük 19. yüzyılın ikinci yarısında birçok seyyah ve araştırmacı tarafından ziyaret edilmiştir.

1907 yılında İstanbul Müzeleri adına Th. Macridy Bey, sfenksli kapı önünde 15 gün süren bir kazı çalışmasıyürütmüştür.Alacahöyük, Türkiye de bulunan Çorum şehrinin Alaca ilçesinde bulunur. Tam olarak, ilçe merkezinin 15km kuzeybatısındadır. Alacahöyük, kazılar yapılarak ortaya çıkarılan 4 farklı döneme ait yapıları kapsayan Hititlerin en önemli merkezi bölgelerinden birisidir. Tahmin edilen tarihi geçmişi M.Ö 5000 li yıllara kadar dayanır.

Atatürk’ün şahsen cebinden ödediği 500 TL ile ilk kazı çalışmalarına o dönemlerde başlanarak önemli bulgular elde edilmeye başlanmıştır.O döneme ait olan evlerin yapıları günümüzdeki evlere benzerlik göstermesi de çok ilginçtir.

İlk Evre: M.Ö 5000 – M.Ö 2600 İlk bulgular M.Ö 3500 lü yıllara götürse de bazı bulgular, tarihi 1500 yıl daha geri götürerek M.Ö. 5000li yıllara kadar dayandığını gösteriyor. Bu bulgular 3 farklı seramik kaplara dayanıyor. Hakkında daha fazla bilgi ve bulgu olmaması bu evreyle ilgili çok detaylı bilgiye de sahip olmadığımızı gösteriyor. Bu evre bakır çağına denk gelmektedir. Bakır çağında yaşayan insanlar tarafından yapılan; çanaklar, çömlekler, kerpiç, az sayıda mezar ve ince ağaç dallarından yapılan evler bulunmuştur. Evlerin üst kısmı kerpiç, iç kısmı ise sıvalıdır.

Bu çağda yapılar, toprak seviyesinde taşlarla oluşturulan bir temel üzerine kurulan binalardan oluşuyor. Bakır Çağı madenlerin kullanılmaya başlandığı ilk yıllardır. Bu nedenle en fazla kolye, bileklik gibi süsler yapılıyor;ölülerin mezarları için kullanılıyordu.Bu dönemde kullanılan silahlar, malzemeler, araçlar-gereçler taşlardan yapılmıştır.

Alaca;da bu döneme ait bulgular arasında meyve tabakları, maşrapalar ve küpler bulunur.

İkinci Evre: M.Ö 2500 – M.Ö 2100 İkinci evrede kral ve prens mezarlarına rastlanmıştır. Mezarlarda göze çarpan bulgular; gümüşten yapılan ölü armağanları, altın ve gümüşten yapılan değerli eşyalar. Özellikle mezarın çevresinde bulunan yabani hayvanların kafatasları ve boynuzları görülüyor. Erkeklerde daha çok takı bulunurken kadın mezarlarında o döneme ait silahlara rastlanmıştır.

HİTİT BARAJI

Çok ilginç olan bulgulardan birisi de Hitit Barajıdır. 1997 yılında yapılan kazılarda tarım arazilerini sulamak ve kurulan kente içme suyu sağlamak amacıyla baraj inşa edildiğini gösteriyor. Hitit dönemine ait krallardan IV.Tuthaliya’nın çok sayıda baraj yaptırdığı çivi yazılarının bir çok yerinde geçiyor. Ancak bulunan hiyeroglif kitabe adlı çivi yazılı belgeye göre Hitit Barajının büyük kral III. Hattuşili’nin eşi Kraliçe Pudu Hepa tarafından MÖ 1250 yılında Tanrıça Hepat’a ithafen yapıldığını içeren bir yazıt bulunuyor.

Üçüncü Evre: M.Ö 2000 – M.Ö 1200 Bu dönemde Alacahöyük toprakları Hititlere aitti. Hititlere ait çok önemli arkeolojik eserler bulunmuştur. Kenti çevreleyen surlar Hititlerden kalmadır. Sfenksli kapı Hititler döneminde inşa edilmiştir.O döneme ait en özgün ve naif sanat eserlerinden birisi de bu sfenksli kapılardır. Sfenkslerin çevreyi kötülüklerden koruduğuna inanılıyordu. Taşlar üzerinde çok ilginç motifler yer alır. Bazı motiflerde müzisyenlerin olduğu görülmüştür. Bu motifler o dönemlerle ilgili bizlere önemli tarihsel geliştirmeler katmaktadır.Ayrıca bu döneme ait çivi yazılı tabletler bulunmaktadır.

Hititlerden kalma en önemli bulgulardan birisi de Güneş Kursudur.Bu dairesel biçim güneşi simgeler. Genelde tunçtan yapılmışlar. Yıldızları konumlarını belirleyerek bir harita gibi kullanıldığı daha sonraları ise dini törenlerde de kullanılmaya başlandığı düşünülüyor.

Dördüncü Evre: M.Ö 650 Bu evrede Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı yaşamıştır. Çok önemli bulgulara rastlanamamıştır. Bu kültürel evrede bu kentin önemi artık kalmamıştır. O döneme ait kalıntılar Ankara müzesinde sergilenmektedir.Çanak-çömlek ve para gibi eşyalar bulunur.

ANTANDROS ANTİK KENTİ

Antandros Antik Kenti, Edremit’in Altınoluk Mahallesi;ne 2 km. uzaklıkta yer alan önemli bir Troas kentidir. Mysia ile Troas arasında uzanan yolu kontrol eden stratejik bir konumda yer alan Antandros’un kuruluşu, bazı antik yazarlara göre Troia Savaşı’nın öncesine kadar uzanmaktadır. 2000 yılında yüzey araştırmasıyla başlanan akademik kazı çalışmaları, 2007 yılından itibaren bakanlar kurulu kararı ile devam etmektedir.

Mysia ile Troas arasında uzanan yolu kontrol eden stratejik bir konumda yer alan kentin kuruluşu, bazı antik yazarlara göre Troia Savaşı’nın öncesine kadar uzanıyor. MÖ 10. yüzyılda kurulduğu düşünülen antik kentin adı,Atina ile Sparta arasında MÖ 431 yılında başlayan ve MÖ 404 yılında sona eren Peloponnesos Savaşları’nda sıkça geçiyor. Dünyanın ilk güzellik yarışmasına ev sahipliği yaptığı düşünülen ve Roma şehrinin efsanevi kurucusu Aeneas’ın gemilerini inşa ettiği Antandros Antik Kenti mozaikleriyle ünlü. MÖ 7-2. yüzyıllar arasında kullanıldığı anlaşılan nekropolde, lahit mezarların yanı sıra kremasyon (ölü yakma) ve direk toprağa gömü şeklinde bir çok gömü yapıldığı görülüyor. Bu mezarlardan çıkarılan mezar hediyeleri, Balıkesir Müzesi’nde sergileniyor. MS 1. yüzyıla tarihlenen ve duvarlarında fresk bulunan, taban döşemeleri mozaikli bir zengin evi de buluntular arasında.

ANEMURİUM ANTİK KENTİ

Anemurium Antik Kenti İngiliz donanmasından Albay Francis Beaufor’un bu kıyılarda yaptığı keşif gezisiyle tanınmıştır. 1960’lı yıllarda Toronto Üniversitesi’nden Elisabeth Alföldi tarafından başlatılan yüzey araştırmaları daha sonra Kanada British Colombia Üniversitesi’nden Prof. James Russel başkanlığında kazı ve restorasyon çalışmaları şeklinde 1998 yılı sonuna kadar sürdürülmüştür. Yapılan kazılarda çıkan buluntular arasında balıkçı aletleri, inşaat, terzi, çömlekçi aletleri, sikkeler, kurşun mühür, kantar ağırlığı, dokuma aletleri, anahtar, kilit, oyun ve eğlence aletleri, usturalar, makyaj malzemeleri, kolye, küpe, bilezik, altın kemer tokaları sayılabilir.

Anemurium’da ilk yerleşimin ne zaman başladığı bilinmemektedir. Kentin adı bir liman listesinde geçtiği için onun İ.Ö. 4;üncü yüzyılda var olduğu söylenebilmektedir. İ.S. gelişmeye başlayan Commagene Krallığı’nın bir bölümü olan Anemurium ‘da Kral IV. Antiokhosun sikkelerinin basıldığı bilinmektedir. Kentiçevreleyen surlar bu dönemde yapılmıştır. Antik kent zikzaklı sur duvarlarıyla çevrili olup, kale içindeki yerleşim tepeden denize inen bir duvarla ikiye ayrılmıştır.Toplam 1,5 kilometre uzunluğundaki surların inşasında yörenin mavi kireç taşı kullanılırken, Hellenistik Dönem’e ait gözetleme kulelerinde beyaz renkli taş kullanılmıştır. Odeon’un kuzeyinde yer alan tiyatronun yamaca dayalı oturma yerlerinden iz kalmazken çevre duvarlarının bir kısmı görülebilmektedir. İki girişi bulunmaktadır. Girişlerkemer ve tonozlarla desteklenmiştir. Tiyatronun karşısında yer alan odeon, dikdörtgen planlı ve iki girişlidir. Yarımdaire şeklindeki oturma yerleri yaklaşık 900 kişiliktir. Oturma gurupları altındaki kapılar, tonozlu ve mozaiklikoridora girişi sağlamaktadır. Bu koridor orkestraya bağlanmaktadır. Yapı İ.S. 2.yüzyıla tarihlenmektedir. HalkHamamı tiyatronun batısında yer almaktadır. Ören yeri içerisindeki en büyük hamam yapısıdır ve iki katlıdır. Üç ısınma holü ile iki yüzme havuzu bulunmaktadır. Alt katta tonozlu mekanlar yer alırken yapı içinde yatay künk su dağıtım sistemleri görülebilmektedir. Geometrik desenlerle bezeli taban mozaiğinden ise çok azı kalmıştır.

Nekropol alanı ile deniz arasında kalan ikinci bir hamam daha bulunmaktadır. Bu hamam üç sahandan oluşmaktadır. İç mekanlarında ve ön sahanın tabanında mozaikler bulunmaktadır. Gymnasion odeonun güneybatısında yer almaktadır. Bütün tabanı geometrik desenlerle süslenmiş mozaiklerle kaplıdır. 100 metre uzunluğunda üç tarafı stoalarla çevrili ve yaklaşık bin metrekarelik bir alanı kaplamaktadır.

Kentin kuzeyinde, doğu-batı yönlü olarak iki sıra halinde yapılmış su kemerleri yer almaktadır. Bunlardan üst sırada yer alanı daha basit tarzda inşa edilmiştir. Anemurium ören yerine ait nekropol alanı Elaiussa-Sebaste gibi bölgede en iyi korunmuş alanlardan bir tanesidir. Yaklaşık 350 adet mezar bulunmaktadır.

Devam edecek…

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil