Ana Sayfa Sözcüklerde Sörf / Kitaplarımız 14 Mayıs 2021 188 Görüntüleme

SÖZCÜKLERDE SÖRF E-KİTAPLARIMIZ

Merhabalar sevgili ziyaretçilerim;
Yıllar içerisin de yazdığım kimini bastırabildiğim kimini de maliyetlerinin yüksekliğinden dolayı e-yayın formatında yayınlamakla yetinmek zorunda kaldığım kitaplarımı konu alan sayfama hoş geldiniz.
Öncelikle belirtmek isterim ki;
Her ne kadar sayılarını bilmediğim gazete-dergi köşe yazılarım, söyleşi/yorum’larım, televizyon programlarım,eğitim çalışmalarım ve bu sayfada size sunduğum kitaplarım olsa da aslında ben bir yazar değilim.
Çünkü yazmıyor sadece sözcüklerde sörf yapıyorum.
Klavyem de sörf tahtam.
Hem tahtamı hem de sözcük deryasında sörf yapmayı çok seviyorum.
Elbette bir yandan da ana dilimin yazıya ve söze böylesi engin bir zemin hazırlayan dünyanın en zengin dili Türkçe olmasına da şükrediyorum.
Sözcüklerde Sörf sayfasını açmamın nedenine gelince;
İstiyor ve diliyorum ki,sözcüklerde ki sörfüm sürecinde sözcük deryasından topladığım paragraflarımı siz kitap severlerin de takdirlerinize sunabileyim.
Sözün özü;
Ziyaret etme teveccühünü gösterdiğiniz sayfamda kitaplarımın kısa açıklamalarını bulacaksınız.
Eğer aralarından içeriğini merak ederek okumak istedikleriniz olur ise bendeniz sozcuklerdesorf@gmail.com adresinde kıymeti ederinden bin fazla siparişlerinizi bekliyor olacağım.
Saygılarım ve sağlık dileklerimle
Olcay Erözden
* TÜM KİTAPLAR  PDF DOSYASI OLARAK ŞİFRELİ E-KİTAP FORMATINDADIR

——————————————————————————————————————————————————

 

KİTAPLARIMIZIN TANITIM METİNLERİ :

NİTELİKLİ CEHALET

Hatırladığım çocukluğum,gençliğim,orta yaşlılığım ve yaşlılığa terfi ettiğim bu günlere kadar geçen seneler içerisinde hayata dair en net tespitim,toplumca yaşadığımız her musibetin kendisine özgü nitelik kazandırdığı ayrı bir cehalete denk geldiği oldu.

Nitelikli Cehalet,cehaletin ezber bozan halini yani körlüğünden öte evrimleşmesini ve günümüzde aldığı şekli işliyor.

Ancak hemen belirtmek isterim ki, kitabı yazarken kesinlikle ‘’Ben bilirim’’gibi iddiam olmadı.Yani Nitelikli Cehalet hiçbir iddiayı kanıtlamak üzere yazılmadı.

Sadece ülkemizin ve hepimizin geçmişine olduğu gibi geleceğine de ipotek koyma uğrunda, organizmaya dönüşen cehaletin kazandığı(!) nitelikleri saptayıp geleceğe not düşmek istedim.

Üniversite yıllarımdan bu yana ortalama değerin geneli yansıttığına inandığım,sayısal verilere düşkünümdür.Bu yüzden de istatistiği çok severim;elinizde ki kitap ülkemiz ile ilgili yüzlerce istatiski veri taranarak ve uluslar arası istatistik verileri ile karşılaştırılarak hazırlandı.Her veride bir başka olumsuzluğun olması,cehaletin toplumumuza vurduğu damganın en güçlü kanıtıydı.

İki yıla dağılan hazırlanma sürecinde,kitabın konusundan asla söz etmeyerek yüzlerce insanla cehalet üzerine söyleşiler yaptım,notlar aldım.Konu ile ilgili elliden fazla kitap okuyup,bine yakın materyal topladım.

Nitelikli Cehaleti yazarken en çok şaşırdığım aslında cehaletin psikiyatrik verilerle çok daha iyi anlatılabileceğini keşfetmem oldu.

Hangi niteliği ele alsam mutlak surette hayatımın bir dönemine girmiş bir cahile denk geldi ve emin olun istisnasız hepsi ciddi şekilde psikiyatrik vakaydı.

Psikolojik değil psikiyatrik…

O yüzden sayfalar içerisinde psikolojiye atıf yapılan pek çok niteliğini göreceksiniz cehaletin.

Cehalet sistematik bir kurgu; İnsanın içinde başlayıp örgütlü hale gelen oluşum.

Onu saymayı, gruplamayı,analiz etmeyi pek bir güzel beceriyoruz da,iş topladığımız verileri düzeltmeye geldiğinde fena halde çuvallıyoruz.Adı her ne olursa olsun günümüzde cehaletin mazereti yoktur.

Kendimizde teşhis ettiğimiz, varlığını bildiğimiz,inkar edemediğimiz ama istersek düzeltebileceğimiz,ancak bu yolda hiç bir adım atmadığımız tüm yanlışlarımız da bizim nitelikli cehaletimiz.

Çalışırken şunu bir kez daha gördüm ki Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği yoldan bir metrelik kayışın dünya sahnesinde ki yansıması bin yıl…

Cehalet nitelik kazandıkça,onu inkar ön plana çıkıyor.

İnkar aslında teyittir ;

Bu kitap cehaletin teyidi üstüne…

Nitelikli Cehalet’in alaca karanlığına hoş geldiniz…

***

YAZIM YILI : 2015-2017
YAYINLANMA TARİHİ : 2017 (BASKI)(TÜKENDİ)
GÖZDEN GEÇİRİLME VE GÜNCELLEME TARİHİ : 2021
KİTAP FORMATI : E-KİTAP
A5 SAYFA SAYISI : 720
A4 SAYFA SAYISI : 329
GÖNDERİM ŞEKLİ : EPUP YA DA PDF DOSYA
EDERİ : 25.00 TL.

***

DERİN HALÜSİNASYON

Doğumumuz ile ölümümüz arasında başımıza gelen her ne varsa tümünü hayat parantezine alarak bize verilen süreyi dolduruyoruz.

İnsan ne kadar aksini savunsa da tüm yaratılmışlar o hayat dediğimizin gözünde alelade fanidir.

Doğarlar, büyürler ve ölürler.

Kimsenin kimseden bir ayrıcalığı yoktur onun gözünde.

Bunun en güzel sağlamasını da ölümle her canlıyı eşitleyerek yapar.

Hayata ezberlerimizin dışına çıkarak alıcı gözle bakmayı başarabildiğimiz anda aslında neyin içinde soluk alıp verdiğimizi çok daha iyi anlayabiliriz.

Bizim uydurduklarımız ve değerli diye birbirimizi yediğimiz paradan, silaha kadar ne varsa çıkartın hayatın içinden geriye kalanların üzerinde hiç bir hak talep edemeyeceğimiz gerçeği tüm çıplaklığı ile ortaya çıkar.

Yaşamlarımızı yönlendiren ne varsa çoğu bizim iznimize tabi olmadan eşlik eder ömrümüze.

Hayat, oyunu daima kendi kuralları ile oynar ve onları asla değiştirmez, tartışmaya da açmaz.

Yaratılan ne varsa bu kurallar dahilinde var ve yok olur.

Kendi adını bile koyamayacak kadar bu kuvvetin çekim alanına girmişken insanın kendisini Dünya’nın öznesi sanmasında ki ruh hali her zaman trajikomik gelmiştir bana.

Derin Halüsinasyon işte tam da bu durumunu anlatıyor insanın.

Yani, varmış ta, aslında yokmuş halini.

Ben yazarken kendimi ana karakterin yerine koydum ancak o olmadım.

O olmadım ama kim ve ne olduğumu da hala kendime anlatmaya çalışıyorum.

Bakalım siz de kendinizden bir şeyler bulabilecek misiniz bu çizgi ötesi hikaye de?

Derin Halüsinasyonu yazarken hem eğlendim, hem hüzünlendim hem de neden çizginin bu tarafında olduğumuzu düşündüm.

Derin Halüsinasyon da işte o çizginin tam üzerinde yaşanan on iki saati anlatıyor.

Ana karakterin iç konuşmalarını yıllar içerisinde yazdığım köşe yazılarından oluşturarak yeni bir tarz denediğim bu çalışma da insanın varla yok arasında ki o derin halüsinasyonunu irdelemeye çalıştım.

Dilerim cümlelerim beni okuyucularıma mahcup etmezler.

Derin Halüsinasyon çizginin bu tarafına benden bir anı olsun…

Kitap elbette bir kurgu.

Ama zaten hayatta başlı başına bir kurgu değil mi?

****

YAZIM YILI : 2019-2020
KİTAP FORMATI : E-KİTAP
A5 SAYFA SAYISI : 367
A4 SAYFA SAYISI : 194
GÖNDERİM ŞEKLİ : EPUP YA DA PDF ŞİFRELİ DOSYA
EDERİ : 25.00 TL.

***

ÖZÜMLE MUHABBETLER

Bir gün yine içime kaçmış kimi loş,kimi karanlık,kimi alacakaranlık,kimi isli puslu kimi temmuz güneşi kadar parlak ama hepsinin de adı ‘Ben’ olan sokaklarımda dolanırken rastladım ona.

Çocukluğumun,delikanlılığımın,genç adamlığımın yüzlerce anısını barındıran Haydarpaşa Tren Garının hemen girişindeki tarihi Şimendiferin önünde oturmuş,bir kolunu da  yanında ki boş iskemleye dayamış gözümün içine içine gülümsüyordu.

O güne dek Ben sokaklarında  attığım turlarda tüm tanıdıklarıma defalarca rastlamıştım ama onu ilk kez görüyordum.

İlk kez görüyordum ama sanki herkesten de çok aşinaydım o gülümsemeye.

Hem gülümsemeye hem haline tavırına…

Artık yüzüm ne hal adıysa şaşırdığımı anlamış olacak ki

”Ne o tanımadın mı beni?”diye sordu.

Ardından yanıt vermememi bile beklemeden kendinden son derece emin bir tavırla başıyla kolunu dayadığı iskemleyi işaret ederek

”Gel gel,otur bakalım şöyle.Biraz hasbihal edelim”dedi.

Sanki gözlerinden okunan özgüveni bana geçmişcesine yanına gittim,boş iskemleyi tam karşına çektim; oturdum.

Şimdi yüz yüzeydik.

Bu kez konuşmasına izin vermeden ben sordum;

Geldim işte;hele de bakalım kimsin sen ?

Özünüm ben dedi;

”Adın Özün mü yani şimdi senin?” diye sordum saf saf; garipsemiştim doğrusu.

Yine gülümsedi,hatta baya baya güldü dersem yeri var.

”Çakallık yapma bal gibi anladın işte” diye yanıtladı sorumu.

Haklıydı onu daha ilk gördüğümde için için anlamıştım da her nedense kendime bile çaktırmamaya çalışıyordum.

Adı elbette Özünüm değildi;bizatihi kendisi Özümdü.

Hem de benim Özüm.

Bu kitap  karşılıklı oturup özümle ettiğim muhabbete dairdir.

Hayata dair neler konuştuk neler…

Hala Ben sokaklarında dolanırken göz ucumla bakarım Şimendiferin önünde ki o iki iskemleye;duruyorlar mı yine karşılıklı diye.

Ve her defasında görürüm ki duruyorlar.

Benim çizginin bu yanında ki hikayem bitene kadar da duracaklar;eminim.

Özüm mü ne yapıyor bu arada o da otuyor mu iskemlelerin birinde hala?

Diye soracak olursanız

Yanıtı Özümle Muhabbetlerin satırları arasına sakladım.

Merak eden okur,o yanıtı bulur…

ÖZÜMLE MUHABBETLER HAZİRAN 2022 DE YAYINLANACAKTIR

***

 

BENCİLEYİN DİZELER (1)
Dize sözcüğü her ne kadar şiiri simgelese de,
Benim şair olmak gibi bir iddiam asla yok;
Hatta bu konu da yeteneğimin olduğu da söylenemez.
Sadece yeri zamanı eşref saatlerime denk gelen anlarda o an ulaşabileceğim ne varsa onların üzerine dökerim sözcükleri.
Sigara paketinin üstü de olur,peçete de,kağıtta,becerebildiğim de de telefonumun not uygulaması.
Konu filan da gözetmem;
Neyse yaşadığım ruhumda onun peşinden koşsunlar isterim.
Aşk hariç ama;
Ona inanmam.
İşte o yüzden diyorum ki;

Bana benzer dizelerim

Eseneklidirler, kuralsız ve yaramaz

Ne başları bellidir ne sonları

Cıva misali olurlar

İlle de tutmak isteyene.

Lakırdıları bitmez,

Espri de yaparlar, lafta çakarlar

Yaşarlar bencileyin;

İçimde,içerimde ve en derinlerimde

Nasılını soran bilsin isterler

Deli saçması olanları da vardır, yırtıp attıklarım da

İltimas geçtiklerim de; inadına

Zevahirle aram açık,dış görünüşü saymam kemalden müdanasıza çıkmış adım.

Eksiklidir  onlar bu yüzden; yoktur hiç birinin adları

Lüle taşına dönüp kırılmasınlar yeter gönüllerde

Ele de gelmesinler dile de

Razıyım

***

DERLEME YILI : 2020
YAYINLANMA TARİHİ : 2020
KİTAP FORMATI : E-KİTAP
A5 SAYFA SAYISI : 367
A4 SAYFA SAYISI : 194
GÖNDERİM ŞEKLİ : EPUP YA DA PDF ŞİFRELİ DOSYA
EDERİ : 25.00 TL.

***

 ‘‘Fasülye pilav yiyen satıcının fasülye pilav müşterisine satışı”

Hangi sektör ve firmada bu mesleğe adım atıldıysa atılsın, satıcının yeri ve konumu diğer departmanlarda çalışan arkadaşlarından farklıdır çünkü diğer personelin firmada ki çalışmaları, satıcının sahadaki becerisi oranında değer kazanır.

Üretim dahil olmak üzere,tüm birimler satıcının getirilerine göre yapılanırlar dolayısı ile satıcı,her zaman katarların önündeki lokomotif misali,güçlü olmak zorundadır.ki bu gücü de sadece bilgisinden alabilir.

Satıcılık mesleğinin okulu saha,diploması kalitedir.

Satıcının kalitesi ne kadar yüksek ise,sahası da o kadar sorunsuz olacaktır.
Her meslekte yaşanılan aksilikler,satıcılık mesleğinde daha yoğundur. Kurumundaki motivasyonu ve tek sesliliği satıcıdan başka sağlayacak olan da yoktur.

Zaman zaman bir kaç kişilik çalışma yapmak durumunda kalınabilir; Bu satıcı için daima bir avantaj olacaktır.

İyi satıcının borsası olduğunu,firmaların rakiplerinin satıcılarını sürekli izlediklerini asla unutmamak gerekir.
Kalıcı olmak ve yükselebilmek işe gösterilen saygı ile bağlantılıdır.

Firmaların oluşturmakta en zorlandıkları birim,satış grubudur;dolayısı ile de en çok buradan yara alırlar.

Ne istediğini bilen,satışa yatırım yapan kuruluşlar için satıcı çok değerlidir.

Bu yüzdendir ki,satıcılar ve diğerleri kavramı iş dünyasında sürekli olacaktır.

Firmanın yapısı ne olur ise olsun,ister üretim yapsın,ister alıp satsın, ister hizmet üretsin sonuçta onu istenilen düzeye çıkartabilecek olan satıcıdır.

Bizim satışa dair deneyim paylaşımlarımızın da farklılığını oluşturan en önemli özellik,artık bu meslekle ilgilenen herkesin ezberi olmuş klasik satış tekniklerini benimsetmekten öte,satıcılık mesleğini öğretebilmektir.

Deneyim Paylaşım programımızın tamamı mesleğe dayalı bilgilerin aktarılmasına ayrılmış olup,ülkemiz insanının özelliklerine göre tasarlanmıştır.

Bize uymayan birbirinden süslü yabancı sözcüklerle donatılmış Mr Cons’un satış maceralarını anlatan,monologla satıcılığı öğreteceğini sanan tüm eğitim şekillerini bir tarafa bırakıyoruz.

Kısacası Satıcı Eğitimleri programlarımızda referans aldığımız bu kitabımızda

”Fasülye pilav yiyen satıcının fasülye pilav müşterisine satışı”nı anlatıyoruz.

Yani Türk Satıcısının,Türk Müşterisine satışını.

***

DERLEME YILI : 2008
YAYINLANMA TARİHİ : 2008
KİTAP FORMATI BASKI (TÜKENDİ)
GÖZDEN GEÇİRİLME VE GÜNCELLEME TARİHİ : 2021
KİTAP FORMATI : E-KİTAP
A5 SAYFA SAYISI : 367
A4 SAYFA SAYISI : 194
GÖNDERİM ŞEKLİ : EPUP YA DA PDF ŞİFRELİ DOSYA
EDERİ : 40.00 TL.

***

SATIŞ YÖNETİCİSİNE NOTLAR VE İPUÇLARI

Sevgili Satış Yöneticisi ;

2008 yılında basılı yayınladığımız ve 2020 yılında da güncelleyerek ikinci baskısını e-kitap formatıyla çıkarttığımız Satıcıya Notlar ve İpuçları adlı kitabımızı bir müfredat olarak kabul edip uzun yıllardır satış eğitimleri veriyoruz.

Yalnızca otuz beş yıllık satış ve satış yöneticiliği deneyimlerimizden edindiklerimizi kaleme aldığımız serinin ilk kitabımızda fasülye pilav yiyen satıcının yine fasülye pilav yiten müşterisine satışına dair notlara ve ipuçlarına yer verdik.

Yani Türk’ün Türk’e satışını irdelemeye çalıştık.

İstedik ve arzuladık ki, deneyimlerimiz mesleğe yeni başlayan satıcı adaylarına satışın engebeli arazisinde kılavuz olsunlar.

Meslek hayatımıza somut olarak nokta koyduktan sonra genç satıcılara mesleğin etiğini ve kriterlerini anlatmaya başladığımız 2014 yılı  öncesine kadar satışın her kademesinde görev yaptık.

Ağırlıklı olarak ta ülkenin bilinen şirketlerinde Satış Müfettişliği, Ekip Liderliği, Bölge Müdürlüğü ve Satış Genel Koordinatörlüğü sorumluluklarını yürüttük.

Şimdi sıranın birbirinden renkli, birbirinden riskli ve yine birbirinden heyecanlı olaylarla dolu Satış Yöneticiliği yaşamımızın kazandırdığı deneyimleri henüz sorumlulukların  başlarında olan genç Satış Yöneticileri ile paylaşmaya geldiğini düşünüyoruz.

Tabi kitabımız bu konuda öteden beri faaliyet gösteren meslektaşlarımıza da ulaşabilirse ne mutlu bize.

Öncelikle belirtmeliyiz ki; bu paragrafları yazmamızın amacı asla size işini öğretmek, ahkam kesmek, eski köye yeni adetler taşımak değil.

Sadece sizlerden daha önce ki yıllarda mesleki anlamda damdan düşmemizin neticesinde gördüklerimizden, saptadıklarımızdan ve yaşadıklarımızdan yaptığımız çıkarımları hani belki çalışmalarınızda faydaları olabilir umudu ile paylaşmak istiyoruz hepsi o.

Elbette aranızda mesleki yeterlik açısından bizden birkaç adım ötede olanlarınız da vardır ki bu bizi ziyadesi ile memnun eder.

Sözün özü;

Tabletinizden, telefonunuzdan ya da her nereden okuma teveccühünü gösteriyorsanız Satış Yöneticisine Notlar ve İpuçları (siz öneriler de diyebilirsiniz) Satıcıya Notlar ve İpuçları’ndan sadece nicelik anlamında ayrışıyor.

Ha, bir de okuyucumuza hitap tarzımızı ile; Satıcıyı konu alan satırlarımızda artık torunlarımız yaşlarında olduklarını varsayarak ve hoş görülerine sığınarak onlara ‘‘Sen’’ diyerek hitap ettiğimiz için bize gönül koymayacaklarını düşündük. Dileriz yanılmamışızdır.

Satıcıların ancak uzun yıllar satış teşkilatlarında sahada görev yaptıktan sonra Satış Yöneticiliği sorumluluklarına geldikleri göz önüne alınırsa nitelik anlamında da bir devam kitabı olarak düşünülebilir.

Bu kitap sözün en başında dediğimiz gibi aslında damdan düşenin düşerken yolda gördüklerine dairdir ve  fasülye pilav yemek te bu kitapta da ortak paydadır..

Yani bize özgü hasletlerle Türk satış Yöneticisinin Türk Satıcısı ile iletişimi ve dahi satışa dair diğer unsurlarla…

Satış Yöneticisine Notlar Ve İpuçlarını iki ayak üzerine oturtarak oluşturduk.

Birinci ayakta işlenen konu ile ilgili Notlar adını verdiğimiz özgün paragrafları, ikinci ayakta ise bir Satış Yöneticisinin olmazsa olmazlarını, Ölçütlerini bulacaksınız; ölçütler de Kişisel ve İşlevsel olarak iki ayrı bölümde yer alacaklar.

Malum kriter sözcüğünün Türkçe’de ki karşılığı olan ölçütün felsefi anlamı

‘‘Bilgide doğruyu yanlıştan ayırt etme aracı olması’’dır ki, elinizde ki kitabın temelinde ki harçta odur.

Kendi Firmasında Satış Yöneticiliği yapan meslektaşlarımıza yönelik ölçütleri de atlamadık elbet. Onlara dair notlarımızı ve ipuçlarımızı ölçütlerin dördüncü başlığının altında bulabilecekler.

Satışta ve Satış Yöneticiliğinde kadınların da rollerin önemi tartışılmaz. Biz de yıllar boyunca kadın arkadaşlarınızla omuz omuza pek çok satış başarılarının altına imzamızı attık. Dolayısı ile de hem sahada hem de Satış Yönetiminde neleri yapabileceklerine ve gösterdikleri mucizelere  yakından tanık olduk.

İşte hem bu yüzden, hem de kendilerine olan derin saygımızdan dolayı kitabımızda Kadın Satış Yöneticisi Ölçütleri diye bir başlık görmeyeceksiniz .Çünkü yürekten inanıyoruz ki  ‘‘Satıcı satıcı,Satış Yöneticisi Satış Yöneticisidir; bu işin  kadını erkeği olmaz!’’

Bu inancımızı da kitabımızın kapağında görselleştirmeye çalıştık. Kısacası Satış Yöneticisine Notlar ve İpuçları’nı her hangi bir cinsiyet ayrımına tabi tutmadan, kadını erkeği birbirinden ayırmadan kaleme almaya çalıştık.

Artık sadede gelelim;

Zira sayfalar boyunca anlatmaya çalışacağımız pek çok ölçüt ve ipucu bizi bekliyor…

Ama önce kendimize şiar edindiğimiz ve artık sloganımız haline gelen, pek çok yerde ki satışa dair eğitim çalışmalarında da atıfta bulunulan ve bizim satışı nasıl algıladığımızı vurgulayan yine bize ait bir önermeyi paylaşalım;

‘‘Satış Perdesi

Asla Kapanmayan

Bir

Sahne Sanatıdır;

Baş Aktörü

Satıcı,

Suflörü

Satış Yöneticisidir’’

***

E KİTAP YAYINLANMA TARİHİ : 2020
A5 SAYFA SAYISI : 564
A4 SAYFA SAYISI 441
GÖNDERİM ŞEKLİ : EPUP YA DA PDF ŞİFRELİ DOSYA
EDERİ : 50.00 TL.

***

İŞVERENE NOTLAR VE İPUÇLARI

”Patron daima haklıdır;haksız olduğu durumlarda ilk önerme geçerlidir..! ” 

İyi de;Vehbinin Kerrakesi  Öyle mi Acaba..?

Bakacağız artık…

Öyle her yangına benzemez patron yangınları;

Bir tutuşmaya görsün hem kendini hem etrafını kavurur.

Tam söndü dersiniz;

İçin için yanar,dumanını gören bilir.

Zor iştir işveren olmak.

İşveren olarak kalabilmek daha da zor.
Kabul sermaye gücü mühim olmasına çok mühimdir de tek başına insanı sadece  zengin yapar o kadar.
Bu kitap o zenginliğin başka unsurlarla da zenginleştirilerek patron sözcüğünün içinin doldurulabilmesine dair.
Öncelikle şunun altını çizmek isteriz ki,

kitabımızda ele aldığımız konular liderlik,önderlik,rol modellik vs gibi ezberlenlenmiş içeriklerden çok uzak.

Hele iyi bir iş adamı nasıl olunur ?- Patron olmanın püf noktaları gibi artık işportaya düşmüş tanımlar ve önermelerle hiç işimiz yok.

Biz patronun yangınlarının hem kendisini hem de personelini kavurup kavurmaması ile ilgiliyiz.

Masanın her iki tarafından da gördüklerimiz,tanık olduklarımız,kiminden ders çıkartıp,kimiyle gurur duyduklarımız

”Patronlara özel” bu kitabımızı yazarken biz çok keyif aldık.

Sunumumuz da da dediğimiz gibi;

Bu kitabı okumak için Yanmış olmak yeterli.

Kim bilir belki de yanıp yanıp sönmüş olmak…

***

E KİTAP YAYINLANMA TARİHİ : 2022
A5 SAYFA SAYISI : 564
A4 SAYFA SAYISI 441
GÖNDERİM ŞEKLİ : EPUP YA DA PDF ŞİFRELİ DOSYA
EDERİ : 40.00 TL.

***

NEUROMARKETİNG-ALGILARA SATIŞ

8 Saniyelik Dikkat Süresi Olan Kitleye Reklam Yapmaya Var mısınız?
 
‘Varım’ diyorsanız bu Butik Kitabımız işinize yaracaktır…
 İnsan beynindeki satın alma algısını baştan sona inceleyerek ortaya çıkan sonuçlardan bir pazarlama stratejisi geliştirme tekniğine literatür Nöro Pazarlama (Neuromarketing),
biz ALGILARA SATIŞ diyoruz.

Her ne kadar tüketici davranışıyla ilgili kanıtlara dayalı iç görüler elde edilmesini sağlayan nöropazarlama;

ilk kez 2002 yılında kullanılsa da insan beyninin nasıl çalıştığına dair bilgilerden yararlanılarak yürütülen çalışmalar 1900’lerin başlarından bu yana mevcut.

Bu çalışmamızda özünde müşterilerin motivasyonları, tercihleri ​​ve kararları hakkında fikir edinmek için fizyolojik ve nörolojik sinyallerin ölçülmesi ve elde edilen verilerin yaratıcı reklamcılık, ürün geliştirme, fiyatlandırma gibi pazarlama alanlarında kullanılmasını kapsayan NöroPazarlamayı tüm nitelikleri inceliyor ve konuyu herkesin anlayabileceği bir dil ve örneklemelerle işliyoruz.

Şirketler ile müşterileri arasında ki iletişimde kurallar değişti;

Dolayısı ile uygulanan pazarlama ve satış stratejileri de evrimleşti.

Kısacası artık sahne ALGININ

ALGILARA SATIŞ namı diğer NEUROMARKETING kitabımız konuyu tüm ayrıntıları ile ele alıyor ve bilinç altına satışın sırlarını veriyor.

Satışın gizemli dünyasında buluşmak üzere…

***

E KİTAP YAYINLANMA TARİHİ : 2022 Haziran
A5 SAYFA SAYISI : 564
A4 SAYFA SAYISI 441
GÖNDERİM ŞEKLİ : EPUP YA DA PDF ŞİFRELİ DOSYA
EDERİ : 40.00 TL.
NEUROMARKETİNG-ALGILARA SATIŞ HAZİRAN 2022 DE YAYINLACAKTIR

***

İŞLETME ANAYASASI HAZIRLAMA TEKNİKLERİ

İşletme  Anayasası,işletme değerlerine bağlı misyon  ve stratejik hedeflerden oluşur.

Bu hedeflere ulaşmada kendi aralarındaki yapıya dair soruların ve sorunların analizi önemlidir.

Bu sorunları teşhisi ve çözümlerini içeren değerlerin yazılı örnekleridir.

Yapıda bulunan fikir birliğinden oluşan önerileri geliştirmede oluşan yazılı bir metindir.

İşletme  anayasaları işletmelerin devamlılığını sağlar.

Aynı zamanda bünyelerinde oluşan tüm operasyonların  kurumsallaşmasını sağlayan kurallar bütünüdür.

Kısacası İşletme Ana Yasası şirketin  rotasını tayin eden Seyir Defteridir.

Bu kitabımızda işte bu seyir defterinin nasıl yazılacağını daha doğrusu nasıl yazılması gerektiğini irdeliyoruz.

İnanıyoruz ki işletmelerimiz kitabımızın sayfalarını çevirdikçe

”İşte buna ihtiyacımız var”dedikleri pek çok ipuçlarını bulacaklar.

***

E KİTAP YAYINLANMA TARİHİ : 2022 Haziran
A5 SAYFA SAYISI : 396
A4 SAYFA SAYISI 301
GÖNDERİM ŞEKLİ : EPUP YA DA PDF ŞİFRELİ DOSYA
EDERİ : 40.00 TL.

***

 

SÖZCÜKLERDE SÖRF-KÖŞE BUCAK YAZILAR

Çeşitli gazete ve dergilerde zaman içerisinde yayınlamış makalelerimizden derlemeler…

Her kitap içerisinde 50 makale vardır.

A5 SAYFA SAYISI : 396
A4 SAYFA SAYISI 301
GÖNDERİM ŞEKLİ : EPUP YA DA PDF ŞİFRELİ DOSYA
EDERİ : 25.00 TL.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil