Ana Sayfa Konuk Yazarlarımız 25 Nisan 2021 238 Görüntüleme

Meral DEMİR //YAŞAYAN HER ŞEYİN BİR CANI VE BİR RUHU VARDIR; RUH ÇIKARSA, CAN ÇIKAR…

Bir başkaydı sanki çocukluğumuzun 23 Nisan’ları…Günlerce o günü bekler, büyük bir heyecanla hazırlıklar yapar ve o günün gecesi uyuyamazdık…
Bayrama yakın başlayan ve bayrama kadar her gün yapılan bando çalışmaları sesleri, tüm mahalle ahalisini, bayram heyecanıyla büsbütün sarar sarmalardı.
 Bayram günü  halkın , hiç evde kalmamacasına ellerindeki bayraklarla sokaklara döküldüklerini görürdük. Ogrencilerin, yani bizlerin sokak yürüyüşlerine,  büyük bir onur ve gurur timsali duruşları ve alkışlarıyla tempo tutarlar;  o onur ve gururu, sanki bilinç altımıza nakşederlerdi. Sokaklardaki bayram yürüyüşleri bizim için öylesine, görev icabı yapılmış bir şey değildi.
Yürüdüğü için alkışlanan bir çocuk kitlesi düşünün.  Milli ruhu yaşamayı başaran top-yekun bir bütünün parçası olma ne demektir? İste o zaman öğrendim. Çocuk dimağımda adı yoktu bunun; sadece tadı ve tüm benligimi ve bilincimi saran hisleri vardı.
Yürüyüşümüzün ciddiyeti ve asaleti, bize emanet edilen yarınlar için verilen emeklere, nasıl saygı duyduğumuzun ve kucakladığımızın bir göstergesi gibiydi.
Henüz o yürüyüşlere katılamayacak kadar küçük olduğum zamanlardan( belki beş, belki altı yaslarındayım) bir anı belirir aklımda, milli bayramlarda.
Her bayram olduğu gibi, o bayram da sabah ailecek erkenden kalmış, sabah telaşelerimizi çarçabuk bitirmiş ve erkenden yaşadığımız şehrin stadyumuna doğru yola koyulmuştuk. Vardığımızda  bayram yerinin tıka basa dolu olduğunu gördük ve zor bela oturacak yer bulabildik.
Şimdiki ünlü futbol takımlarının yaptığı maçların cümbüşünü aratmayan bir kalabalık yaşanırdı bayramlarda o zamanlar…Herkes bayramın başlama vaktinden önce orada olur, son gösteriye kadar izler ve program sonrası müthiş bir ruhsal doyumla ve alkışlarla çıkarlardı stadyumdan…
Önce İstiklal Marşı söylenecek ve ardından programa katılan tüm okulların kortej yürüyüşü başlayacaktı.Derken programin başlama vakti geldi.Hepimiz önce  saygı duruşuna davet edildik. Ardından  İstiklal Marşı söylenmeye başlamıştı ki babamın sesinin titrediğini fark ettim bir an. “Bir çocuk, onca kalabalık icinde bunu fark edebilir mi?” demeyin. Edebiliyormuş.Başımı kaldırdığımda şahit olduğum, o sert babamin gözlerinden süzülen yaşların ne anlama geldiğini o zamanlar belki de çocuk aklımla pek anlayamamıştım. Ancak içim ürpermişti.”Höt” dedi mi etrafını titreten koskoca babam, ağlıyordu. Neydi onun yüreğini böylesi şahlandıran? Ardından marşlar eşliğinde kortej yürüyüşü başladı. Babamın bir eli omzumda idi. Oturmadı. Oturamadı… Kortej yürüyüşü boyunca söylenen tüm marşlara büyük bir içtenlikle eşlik ediyordu.Sanki bedeni orada, ruhu başka yerlerde idi.
Yıllar sonra öğretmen olduktan sonra anladım ki bunun adına “milli ruh” deniyordu. Bir milli mücadele birlik ve beraberliğinden doğan inancın, ruhlarda hala aynı körpeliğiyle nefes alıyor oluşuydu…
Yaşayan her şeyin bir canı, bir ruhu vardır…Ancak ruh çıkarsa can çıkar…Beslenen ruh kolay kolay çıkmaz.Beslenmeyen ruha el Fatiha…
Milli bayram ruhunu iliklerde hissederek kutlanacak nice bayramlara…Yarınlar sizindir çocuklar… Yarınlarınıza sağlam adımlar atın emi…Bu bayram sizin…Bayramınız kutlu ve u/mutlu olsun…

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

YAVUZ BUBİK // ÇAMAŞIR

YAVUZ BUBİK // ÇAMAŞIR

Hazır Site by Uzman Tescil